|
TESBİH
NAMAZI
Tesbih Namazı,
Fazileti ve Kılınış Usûlü ;
Tesbih
namazı, tesbih edilerek kılınan bir namazdır; menduptur, yani sevabı çok
olan nafile namazlardan biridir
Arapça bir
kelime olan "tesbih", Allah Teâlâ'yı noksan sıfatlardan tenzih,
kemâl sıfatlarla tavsif etme ve ululama manasına gelir Dört rek’at olan
bu namazda üçyüz defa "Sühhânallâhi velhamdü lillâhi ve lâ ilâhe
illallâhu vellâhu ekber velâ havle velâ kuvvete illâ billâhil aliyyil
azıym" dendiği için bu ismi almıştır
Tesbih namazının
muayyen-belli bir vakti yoktur Kerahet vakitlerinin dışında her zaman
kılınabilir Bununla birlikte Cuma ve Pazar akşamları ve sair mübarek gün
ve gecelerde kılınması daha faziletlidir Bu namazı dört rek’at olarak
kılmak caiz olduğu gibi, iki rek’atın sonunda selam vererek ayrı ayrı
ikişer rek’at halinde kılmak da caizdir
Tesbih namazı
tevbenin, istiğfarın en büyüğü Sadece kavlen/dille-sözle değil, bütün
vücutla fiilen yapılanıdır Yani fiilî istiğfardır Ecri-sevabı çok büyüktür
Sevgili Peygamberimiz (sav), amcası Hz Abbas’a (ra), “Bu namazı kıldığın
vakit günahının öncesi ve sonrası, yenisi ve eskisi, hatâen ve kasten
(bilerek-bilmeyerek) yapılanı, küçüğü ve büyüğü, gizlisi ve aşikâr olanı
mağfiret edilmiş olur” (1) buyurmuşlardır
Tesbih namazı
hakkında Kur'an'da geçen herhangi bir ayet yoktur; ancak bu namaz hakkında
Resûlüllah Efendimiz’den (sav), yukarıda da bir kısımını zikrettiğimiz
hadis-i şerif varid olmuştur Hazret-i İkrime'den ve o da Hazret-i İbn
Abbas'tan (ranhüm) rivâyet etmişlerdir ki, Resûlü Ekrem Efendimiz (sav)
muhterem amcaları Hazret-i Abbas'a (ra) hitaben Tesbih Namazı ile alakalı
dikkat çekici şu tavsiyelerde bulunmuşlardır:
“Ey Abbas!
Amcacığım! Sana bir şey vereyim mi, sana bir bağışta bulunayım mı? Sana
bir özellik tanıyayım mı? Sana on haslet ölçüsü vereyim mi? Sen bu on
hasleti yerine getirdiğin zaman, Allah senin geçmiş ve gelecek, eski ve
yeni, bilerek veya bilmeyerek yaptığın, gizli veya aşikâr yapılan, küçük
büyük bütün günahlarını affeder, bağışlar Bu on haslet şunlardır:
“Dört rek’at
namaz kılarsın, her rek’atında Fatiha suresini ve başka bir sure okursun
Birinci rek’atta kıraatı bitirdikten sonra, ayakta iken on beş defa: ‘Sübhânellâhi
velhamdü lillâhi ve lâ ilâhe illallâhü vellâhü ekber (velâ havle velâ
kuvvete illâ billâhil aliyyil azıym)’ dedikten sonra rükua varırsın ve
aynı tesbihi on defa rükûda söylersin Sonra başını kaldırıp, ayakta on
defa söylersin Sonra secdeye gider on defa orada söylersin Birinci secdeden
sonra iki secde arasındaki oturuşta on defa söylersin İkinci secdeye vardığında
yine on defa ve başını secdeden kaldırınca da on defa söylersin Böylece
bir rek’atta yetmiş beş defayı tamamlamış olursun
“Ey amcacığım!
Eğer güç yetirebilirsen, her gün bu namazı bir defa kılarsın Buna güç
yetiremediğin takdirde, her cuma bir defa kılmaya çalışırsın Bunu da yapamazsan,
her sene bir defa kılmaya çalış Bunu da yapamazsan hiç olmazsa ömründe
bir defa olsun kıl” (2)
TESBİH NAMAZININ KILINIŞI :
Tesbih namazı
4 rek'attir Bu namazda 300 defa şu tesbih okunur:
"Sübhânellâhi
velhamdü lillâhi velâ ilâhe illallâhü vellâhü ekber velâ havle velâ kuvvete
illâ billâhil aliyyil azıym"
Bu tesbih,
namaz içinde şöyle okunur:
• 15 kere
Sübhâneke'den sonra (Fâtiha ve zamm-ı sûreden önce),
• 10 defa Eûzü Besmele, Fâtiha ve zamm-ı sûreden sonra,
• 10 defa Rükûda,
• 10 defa Rükûdan kalkınca ayakta (kavmede),
• 10 defa Birinci secdede,
• 10 defa İki secde arasındaki oturmada (celsede),
• 10 defa İkinci secdede,
Birinci rek'atte
okunan bu tesbihlerin adedi 75'tir İkinci rek'atte aynı sıralama ile yine
75 defa okunur Üçüncü ve dördüncü rek'atler de böyle kılınır (3)
Bütün namazlarda
olduğu gibi, tesbih namazında da, Kur'an'dan bir şey okunacağı zaman,
Kur'ân-ı Kerim’in herhangi bir yerinden okumak mümkündür "Şu sure
okunmaz veya mutlaka şu sureyi okumak gerekir" diye bir şart yoktur
Ancak İbn Abbas'a (ra), "Bu namaz için belirlenmiş bir sûre biliyor
musun?" diye sorulunca, "Evet, et-Tekâsür, el-Asr, el-Kâfirûn,
ve el-İhlâs" diye cevap vermiştir(4)
Tesbih Namazı,
kılınması teşvik edilmiş bir namazdır Bunu alışkanlık haline getirmek
müstehaptır Tembelllik etmemek lâzımdır
Kılmasını
bilmeyenlerin de istifade etmesi, öğrenmeleri maksadıyla cemaatle de kılınabilir
Cemaatle kılınırsa imam olacak kimse bu namazı kılmayı evvela nezreder
ve namazı kıldırırken kıraatı ve tesbihleri her yerde cehrî (sesli) okur
Cemaat ise sükut eder, dinler (5)
Tesbih namazında
yanılma olursa, sehiv secdesinde bu ilave tesbihlerin okunması gerekmez
Namaz kılan aklında bu tesbihlerin sayılarını tutabiliyorsa, bastırarak
da olsa parmakları ile saymaz
DİPNOTLAR
(1) Mehmed Zihni Efendi, Nimet-i İslâm, İstanbul, 1398,
s 632
(2) Tirmizî, Vitir, 19; İbn Mace, ikâme, 190; Ebû Dâvud, Tatavvu, 14;
et-Tergib ve't-Terhib, I, 467, 469
(3) Tesbih namazının bu kılınma usûlü, Tirmizî'nin el-Câmii'nde İmam-ı
Azam Ebû Hanife'nin (rh) talebelerinden Abadullah b Mübarek'ten (raleyh)
rivayet ettiği şekle göredir
(4) el-Fetâva’l-Hindiyye, Mısır 1323, I, 119
(5) İbn Abidîn, Reddü'l-Muhtar, Mısır, 1966, II, 27; Muhtasar İlmihal,
Hasan Arıkan, Fazilet Neşriyat, İstanbul, yyy, s 95-96; Mehmed Zihni Efendi,
Nimet-i İslâm, İstanbul, 1398, s 632)
|